ARİ
DERS
OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
Muhtesip'in geliri, pazarda satılan mallardan alınan resimlerle, eksik ve hileli mal imal edenlerden, satanlardan
ve tartıda hile yapanlardan alınan cerimelerden meydana geliyordu. Bu hususlar sancak ve vilayet kanunname-
lerinde açıklanmıştı.
ö Bad-ı Reva: Bu vergi sadece bad-l heva olarak değil, çok defa resm-i arus, cürm-i cinayet, niyabet, resm-i tapu,
resm-i zemin, yave, abd- i abık, kenizek, tütün resmi, âdet-i deştbani vs. gibi adlar altında geçmektedir. Bugün
kullandığımız bedava kelimesi nereden geldiği belli olmayan anlamındaki bad-ı hevadan gelmektedir.
ö Adet-i Deştbani: Ceraim-i hayvanat denilen bu resim, herhangi bir şahsın atı veya sığırı bir başkasının ekinine
girip zarar verdiği takdirde, hawan sahibinden alınırdı.
ö Resm-i Arus: Sipahinin nikahlanan genç kız (bakire) veya dul kadınlardan (seyyibe) aldığı bu vergi, feodal bir
düzenin kalıntısı olarak yorumlanmıştır. Evlenecek olan kız, yani bakire ise 60 akçalık resmi evlenecek kızın ba-
basının kayıtlı bulunduğu sipahi, şayet dul avret ise 30 akça olan resmi evlenme nerede gerçekleşirse oradaki
sipahi alır.
Cürüm ve Cinayet Resmi (Resm-i Ceraim): Osmanlı ceza hukukuna göre suçlulardan işledikleri suçun cezasına
ve zenginlik derecelerine göre para cezası ödemeye mahkum edilirlerdi, Bu vergilere ya da cezalara Resm-i
Ceraim denilmiştir.
İmdadiwe-i seferiyye vergisi: Hane reislerinden savaş harcamalarını karşılamak için tahsil edilirdi. İmdadiyye-i
hazariyye vergisi: Hane reislerinden savaş olmayan zamanlarda ihtiyaç doğması hâlinde personel ücretleri vb.
için alınırdı.
İâne-i cihâdiyye vergisi: Hane reislerinden savaşa yardım için alınırdı.
ö Derbend resmi vergisi: Tüccarlardan geçtiği kapılarda, geçitlerde vb. yerlerde bulundurulan bekçilerin ücretle-
riyle, han ve köprülerin yapürılması, korunması masraflarına karşılık alınırdı.
6 Kürekçi bedeli vergisi: Hane reislerinden gemilerde kürek çeken ve yelken açıp toplayanların ücretlerinin öden-
mesi için tahsil edilirdi.
İzn-i sefine vergisi: Yabancı tüccarlardan Karadeniz ve Akdeniz Boğazlarından geçen tüccar gemilerine verilen
izinlere karşılık alınırdı.
Ticaret ve Gümrük Resimleri: Bir memleketten diğer memlekete gerek kara ve gerek deniz yoluyla getirilen
her çeşit mal ve ticari eşyadan alınan gümrük resmine "amediwe" denilir. Şayet mal ve eşya dışarıya çıkarılacak
olursa bu takdirde alınan gümrük resmine de " reftiwe" adı verilir. Ancak dışardan gelen mallar ülke içerisinde
kullanılmayıp başka bir ülkeye götürülürse (transit) ondan alınan gümrük resmi "masdariyye” ya da 'İmüruriwe"
olarak adlandırılır.
Bacve Damga: Pazarda satılan mallardan alınan vergi çeşididir.
ö Avarız, Avarız-' Divaniye veya Tekali-i Örfiyye: XVI. yüzyılın sonlarına kadar, olağanüstü zamanlarda alınan ve
miktarı doğrudan Divan-1 Hümayun tarafindan tespit edilen bir vergi türüdür.
ö Kanun Dışı Vergiler: Kanunnamelerde öngörülmediği ve defterlerde bulunmadığı hâlde ehl-i örf denilen ve
devlet hizmeti yürüten görevlilerce halktan salgun, salma, ayak bastı parası vs. gibi çeşitli adlar altında anılan
vergiler de vardı. Aslında devlet, tekal'if-i şakka olarak nitelediği bu vergileri meşru saymadığı gibi yasa dış ilan
ederek, alanları cezalandırma yoluna gitmiştir.
Çift bozan vergisi: Toprağım izinsiz üç yıl üst üste boş bırakan reayadan alınan vergidir, amaç üretimde sürekliliği
sağlamaktır.
www.dİzgİkİtap.com