Örnek Soruyu Değiştir

ARH DERS OTU DİPLOMASİ ve DEĞİŞİM III. Ahmed, bahçeyi ve çiçeği seven bir padişah olduğu için "Şükûfecilik" denen çiçekçilik bu dönemde gelişmiş- ti. Lale Devri'nde süslü bahçeler de ön plana çıktı. Lale Devri Yenilikleri Lale Devri'nde İstanbul baştanbaşa imar edildi. Uzun süredir bakımsız kalmış devlet binaları, camiler, medrese- ler, çeşmeler onarıldı. Yeni saraylar, çeşmeler ve su yolları yapıldı. Tercüme heyetleri kurularak, çeşitli dillerden eserler Türkçe'ye çevrildi. Nedim'in de içinde bulunduğu tercüme heyeti Müneccimbaşı ve Aynî tarihlerini Arapça'dan Türkçe'ye çevirdiler. Arapça ve Farsça'dan çevirilerin yanı- sıra Batı dillerinden astronomi, fizik, felsefe gibi konulara ait eserler de tercüme edildi. Kitapların yangından kurtulması için yeni kütüphaneler kuruldu ve buralara önemli miktarlarda kitap toplandı. İffaiye teşkilat olan tulumbacılar yeni bir tarzda örgütlendi. Matbaa kuruldu, Avrupa'ya elçiler gönderilerek, burası tamnmaya çalışıldı. Başta çini olmak üzere, çeşitli imalathaneler kuruldu veya yeniden dizayn edildi. [stanbul, Osmanlı döneminde birçok defa büyük yangınlara maruz kalmıştı. Lale Devri'nde ilk defa düzenli bir iHaiye teşkilat' olan Tulumbacı Ocağı kuruldu. 1720 veya 1721'de teşkil edilen bu ocak yeniçeri teşkilatına bağlıydı. 50 kişiden oluşan tulumbacıların başında aslen Fransız olup, sonradan Müslüman olan ve "Gerçek" lakabını taşıyan Davud Ağa vardı. Davud Ağa, kendi icat ettiği tulumbayı 1718'deki Tüfenkhâne ve 1720'deki Tophane yangınlarında kullanmış, yapöğl alet beğenildiği için sadrazam tarafindan Yeniçeri Ocağı'na tulumba- Clbaşl olarak tayin edilmişti. Lale Devri'nin en önemli özelliği Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk defa yüzünü Batı'ya dönmesidir. Daha önce yapılan ıslahat faaliyetlerinde Osmanlı'nın geçmişi örnek alınırken, bu dönemden sonra yavaş yavaş Avrupa örnek alınmaya başlandı. Avrupa'ya Gönderilen Elçiler Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa, Avrupa'yı tanımak gerektiğini fark etmişti. Avrupa devletlerinin İstanbul'da- ki elçileri ile düzenli ilişki kurdu. Ayrıca Osmanlı tarihinde ilk kez Avrupa devletlerine uzun süreli ve gittiği yerler hakkında analiz yapmak için elçi gönderdi. Elçiler sadece askerî ve ticarî antlaşma yapmaya gitmemişlerdi. Avrupalı devletlerin askerî gücü ve devlet yapısı ile ilgili de bilgi edineceklerdi. İbrahim Paşa 1719'da Viyana'ya, Yirmişekiz Mehmed Çelebi 1720'de Paris'e, Nişli Mehmed Ağa 1722'de Moskova'ya elçi olarak gittiler. Elçiler gittikleri yerde gördüklerini anlatan raporlar hazır- layarak, sadrazama sundular. Artık dışarıya bakmayan Osmanlı dönemi sona ermişti. Avrupa'ya giden elçilerimizden, özellikle YirmişekizMehmedÇelebi'nin1720-1721tarihIiFransaSefaretnâmesi, edebî ve tarihî kıymetinin yanısıra Osmanlı toplum yaşantısına yaptığı tesir açısından da önemlidir. Osmanlı İmparatorluğu'nun Batı'ya bakışının değişmesinde önemli rol oynamıştır. Babası ile birlikte Paris'e giden Mehmet Said'in Fransa'daki gözlemleri ve döndüğündeki icraatı da önemlidir. Gerçek bir Osmanlı aydını olan Mehmet Said, Paris'te babasından daha çok dolaşmış, çevre edinmiş ve Fransa'yı dikkatli bir biçimde gözlemlemişti. Matbaanın tesisinde çok önemli rolü vardır. Ayrıca Fransa'dan İstanbul'a getirdiği kitaplar, elbiseler ve mobilyalar Osmanlı başkentinde bam modasının yayılmasına sebep olmuştur. Paris'te elçi iken gönderdiği tablolar sayesinde Türk minyatür sanatında yeni bir çığır açılmıştır. Bu resimleri gören minyatürcüler, bilhassa Levnî, minyatürle Bafi üslubu arasında yeni bir tarz geliştirmiştir. Paris'ten getirilen Fontainebleauşarayı resimleri, Lale Devri'nin önemli eğlence yerlerinden olan Kâğıthane'deki sarayın yapımında model olarak kullanılmıştır. Fransa Kralı ve çevresindekilerin hayat biçimleri taklit edilmiştir. www.dizgikitap.com