ARH
DERS
OT
MİLLİ MÜCADELE MUHAREBELER DÖNEMİ
Ayrıca Süleyman Şah'ın mezarının bulunduğu Caber Kalesi'nde Türk bayrağı dalgalanacaktı. Yine Antakya San-
cağı ve İskenderun Türklerine kültürel muhtariyet tanınmıştır. Böylece Misakımillî Fransızlar tarafindan resmen
tanınıp uygulanmıştır.
Bu antlaşma Fransa'nın İngiltere ve Yunanistan ittifakından ayrılmasına sebep olmuştur. Yine G üney Cephesi'n de
savaşan kuvvetlerimiz de Batı Cephesi'ne gönderilmiş, böylece Batı Cephemiz daha da güçlendirilmiştir.
Gazi Mustafa Kemal'in Fransa ile anlaşması Londra'da Fransa'ya karşı sert eleştiriler yöneltilmesine yol açtı,
Lord Curzon Fransa'yı "Şeref sözünü tutmamak", "iyi niyetten ayrılmak", "İngiliz çıkarlarına son derece zararlı
bir anlaşma" yapmakla suçlamıştır.
Bu antlaşmadan sonra Sovyet Rusya TBMM'ye yardımı bir süre durdurmuştur.
Yine Sakarya Zaferi üzerine 23 Ekim 1921'de İngiltere ile İstanbul'da "Esir Değişimi” antlaşması imzalanmıştır.
Böylece İngiltere de zorla da olsa Ankara Hükûmetini tanımış oluyordu. İngilizler bu antlaşmanın neticesinde 25
Ekim 1921'de Malta'dan getirdikleri Türk esirleri İnebolu'da TBMM'ye teslim ettiler.
Ukrayna ile yapılan 2 Ocak 1922 tarihli anlaşmayla doğu siyaseti olumlu gelişmeler kaydediyordu. Böylece şov-
yetlerin gerektiğinde Enver Paşa'" Mustafa Kemal'e karş kullanma tasarısı iflas etmiş oluyordu. Ankara'da im-
zalanan Türkiye - Ukrayna Dostluk Antlaşması, Moskova Antlaşması esasları dâhilinde hazırlanmıştır.
Bu antlaşma Türkiye - Sowet yakın dostluk ilişkisini de geliştirmiştir.
Paris Görüşmesi (22 Mart 1922): Antlaşma Devletleri Türk ve Yunan devletlerine Paris'te bir ateşkes önerisin-
de bulundular. Yunanistan'ın bu öneriyi kabul etmesi üzerine Türk tarafı da barış yanlısı olduğunu göstermek
amacıyla barış görüşmelerine katılmayı kabul etti. Fakat öneriler Sevr Antlaşması'ndan farklı olmadığı için gö-
rüşmelere başlanılamadı.
Dış politikada bu tür gelişmeler yaşanırken, içeride Yunan ordusuna son darbeyi indirmek için hummalı bir
çalışma başlamıştı. Başta İstanbul olmak üzere, İtilaf Devletleri'nin kontrolünde bulunan birçok yerdeki silah
depolarından Anadolu'ya silah kaçırılıyordu. Kapanan Doğu ve Güney Cepheleri'nden Batı Cephesi'ne asker
ve silah naklediliyor; Rusya, İtalya ve Fransa'dan satın alınan askerî malzemeler cepheye ulaştırılmaya çalı-
şılıyordu. Fakat taşıtlar ve yollar yetersiz olduğu için çalışmalar ağır ilerliyordu. Bu sırada Meclis'te muhalefet
şiddetlenmiş, Sakarya Zaferi'nden sonra aylar geçtiği halde, ordunun saldırıya geçip düşmanı neden kovmadığı
eleştirileri yapılıyordu.
ö Mustafa Kemal'in: "...Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha kötü-
dür." açıklamalarına rağmen Meclis, süresi dolan Başkomutanlık yetkisini ve süresini uzatmadı.
Bu gelişme üzerine Mustafa Kemal, 6 Mayıs 1922'de Meclis'e gelerek gizli oturumda muhalefetin eleştirilerini
yanıtlamış ve "Başkomutanlık iki gündür belirsiz bulunuyor. Şu dakikada ordu komutansızdır. Eğer ben, orduya
komuta etmekte devam ediyorsam, yasa dış komuta ediyorum. Mecliste çıkan oylama sonuçlarına göre, hemen
komutadan el çekmek isterdim. Başkomutanlığımın sona erdiğini hükûmete bildirdim. Fakat telafisi olmayan
bir felakete meydan vermemek zorunluluğu karşısında kaldım. Düşman karşısında bulunan ordumuz başsız bı-
rakılamazdl. Bunun için, bırakmadım, bırakamam ve bırakamayacağım." demiştir. Bu konuşma sonrası yapılan
oylamaya göre; 11 ret, 15 çekimsere karşı 177 oy ile Başkomutanlık Kanunu'nun süresi uzatıldı.
SÖNLYALÇIN
312
www.dizgikitap.com