Ana Düşünce
Geç Tunç Çağı'nın sonlarına doğru (MÖ
5.
1200) gerçekleşen Ege Göçleri, yalnızca
büyük Hitit İmparatorluğu'nu yıkmamış, var
olan zengin bir kültürün de göç eden halkla
birlikte Anadolu'nun güneyine taşınmasına
neden olmuştur. Böylece Anadolu'da yıkı-
lan merkeziyetçi yapı yerini, göçle gelen
halklara ve yerli krallıklara bırakmıştır.
Bu dönemde çoğunluğu yerli halktan Olu-
şan krallıklara, batı sahillerindeki Grek
Kolonileri, Batı Anadolu'da Lidyalılar, Orta
Anadolu'da Frigler ve Doğu Anadolu'daki
Urartular ömek olarak verilebilmektedir,
Ancak Doğu Akdeniz bölgelerinde kurulan
küçük krallıklar, etnisite açısından oldukça
karmaşık bir yapı sergilemiştir. Bu nüfus
çeşitliliğinin ana nedenleri arasında, yıkılan
Hitit İmparatorluğu'nun devamını sağlama-
ya çalışan beyliklerin varlığı, Ege Göçleriyle
bu bölgelere kadar ulaşan deniz kavmeri
ve Arâmiler]n, MÖ 11 ve 9, yy, arasında bu
bölgelere gerçekleştirdiği göçler sıralana-
bilmektedir. Tarihin her döneminde zengin
bir yapı sergileyen Amik Ovası'nı da İçine
alan Antakya ve yakın çevresi de bu nüfus
hareketliliğini yaşamıştır. Bu yönüyle Eski
Çağ'ın büyük imparatorluklarının, uygula-
dlkları siyasete paralel olarak egemenlik
kurmaya çalıştıkları bir bölgeyi de temsil
etmiştir.
Bu parçada Ege Göçlerinden sonra
Anadolu'da oluşan tablo ile ilgili aşa-
ğldakllerden hangisi çıkarılabilir?
A) Bütün Anadolu'da merkeziyetçi bir
yönetim anlayışının oluşması yönün-
de bir çabanın içine girilmiştir.
B) Hitit Krallığı bünyesinde birçok küçük
devletin oluşturduğu bir imparatorlu-
ğun temeli atılmıştır.
C) Merkeziyetçi yapının yıkılıp birden
çok devletin kurulmasına, özellikle
Akdeniz'in güneyinde irili ufaklı farklı
milletlerden oluşan toplulukların oluş-
maşına sebep olmuştur.
D) Anadolu'nun her bölgesinde köklü
medeniyetlerin oluşmasına zemin
hazırlayarak dünyanın ilgi merkezi
hâline gelmesini sağlamıştır.
E) Farklı kültürlerin, farklı milletlerin ve
farklı medeniyetlerin bu topraklarda
bir arpya gelmesine ve güçlü ittifak-
tarın kurulmasına ön ayak olmuştur.
6.
2.]
Çok eski dönemlerden beri pek çok
topluluğun kendisini yurt edinmesine
tanıklık etmiş Olan Anadolu toprakla-
n, kendisini yurt edinenlerin varlıklarını
sonraki dönemlere ve insanlara haber
veren çok sayıda eseri barındırmış, bu
eserlerden bazıları günümüze ulaşmış,
bazıları ise kaybolmuştur. Kaybolan
eserlerin izlerini ise ancak tarihsel kayıt-
larda bulmak mümkün olabilmektedir.
Anadolu'da bulunan ve tıp tarihini ilgilen-
diren en önemli eserlerin başında has-
taların tedavisi için tesis edilen kurum-
lar gelmektedir. Yunan-Roma uygarlı-
ğ' döneminde bu amaçla Anadolu'nun
pek çok yerinde Asklepeionlar ve
Xenodochiumların kurulduğu bilinmek-
tedir. Pantokrator Manastırı Hastanesi,
Bizans Dönemi'ne ait klasik hastane
örneği olarak İstanbul'da kurulmuştur,
İslam coğrafyasında hastaların tedavi
edildikleri yerler ise darüşşifalar, birna-
ristanlar olup İslamiyet'in Anadolu'ya gir-
mesiyle bu coğrafyada da darüşşifaların
kurulmaya başlandığı görülmektedir.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi
çıkarılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Her coğrafyada medeniyetlerin bırak-
tığı eserlere rastlamak mümkündür.
Anadolu birçok medeniyetin ve farkla
toplumların kültürünü günümüzde de
yaşatmaya çalışmaktadır,
Hastaların tedavileri içiti kurulan
yapılar bütün medeniyetlerin olmaz-
sa olmazıdır.
İstanbul'da Bizans eserlerine alter-
natif olması amacıyla Osmanlı
Dönemi'nde eserler ortaya konmuş-
Anadolu birçok medeniyet ve toplu-
ma ev sahipliği yapmış, farklı mede-
niyetlerin eserlerinl barındırmış,
tedavi merkezleri de bu eserlerden
bazılarını oluşturmuştur.