1923-1938 AMSI TÜRK mş POLİTİKASI
4. Türk - Sovyet İlişkileri
ARİ
DERS
OT
Sowet Hükûmeti Lozan'da Boğazlar üzerinde mutlak Türk egemenliği tezini savunmuştu. Türk - Sovyet yakın-
taşması Lozan Barışı sonrası dönemde de Batılı devletlerin Türkiye'ye karşı davranışları doğrultusunda gelişmiş-
I. Dünya Savaşı'nın galiplerinin Almanya'yı saflarına alarak 1925'te Locarno Antlaşması'nı imzalamalarını şov-
yeder, kendisine karşı yapılmış hareket olarak görmüştü. Ayrıca Musul sorununda Milletler Cemiyetinin tutu-
mu, Fransa ve İtalya'nın İngiltere'yi desteklemesi Türkiye'nin uluslararası alanda yalnız kalmasına yol açmıştır.
Bu olaylar Türkiye'yi Sovyetler Birliği'ne yaklaştırmış ve iki devlet arasında 1925'te Paris'te bir "Tarafsızlık
ve Saldırmazlık Antlaşması" imzalanmıştır. Bu antlaşma, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin gelişmesine sebep
olmuştur.
ö Yine iki ülke arasında 1927'de Ankara'da "Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması" imzalanarak ticari iş birliğinin ge-
liştirilmesine çalışılmıştır.
1928'de saldırı savaşını yasaklayan Briand — Kellogg Paktl imzalanınca Türk ve Sovyet Hükûmetleri de buna
katılmışlardır.
Locarno Antlaşması
I. Dünya Savaşı sonrasında Fransa'nın Almanya'ya güvensizliği sonucu, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya, Bel-
çika, Polonya ve Çekoslovakya arasında 1 Aralık 1925'te imzalandı. Antlaşmaya göre Almanya batı sınırı için
Fransa'ya güvence verirken anlaşmazlıkların barış yoluyla çözümünü kabul etti. Böylece Almanya yeniden ulus-
lararası iş birliğine girmiş oldu.
Briand - Kellogg Paktı
Locama Antlaşması'na rağmen, Almanya'dan çekinen Fransa, ABD ile karşılıklı ilişkilerinde savaşa başvurulma-
maşı ilkesine dayalı bir barış paktı yapmayı istedi. Bunu reddeden ABD, bütün büyük devletlerin, muhtemel bir
savaşı lanetleme pakt imzalamalarını önerdi. Öneri Almanya, İngiltere, İtalya, Japonya, Belçika, Polonya,Fransa,
Çekoslovakya tarafindan kabul edildi ve antlaşma imzalandı (1928). Bu paktla ülkelerin topraklarına yapılacak
saldırılara karşı yapacakları savunma savaşı dışındaki savaşlar kanun dış sayıldı.
1930 - 1939 DÖNEMİ TÜRKİYE'NİN Diş POLİTİKASI
ö 1932'ye gelindiğinde Türkiye komşularıyla problemlerini büyük ölçüde çözmüştü. Türkiye, sadece kendi sorun-
tarını çözen değil, bölgesel ve dünya barışına da katkıda bulunan, uluslararası örgütlere üye olan, aktif ve barışçı
bir dış politika uygulayan bir ülke olmuştu.
Ancak 1929 Ekonomik Krizi devletler arasında birtakım gruplaşmalara ve gruplar arası ilişkilerin sertleşmesine
neden olmuştur.
Dünya Savaşı'nın galip devletleri (İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği), yapılan antlaşmalarla sağlanan durumun
korunmasına çalışarak "statükocu grub"u oluşturmuşlardı. Buna karşılık l. Dünya Savaşı'nın galip devletlerinden
olmasına rağmen umduğunu bulamayan İtalya, Japonya ve savaştan ağır yenilgiyle ayrılan Almanya, kaybettikle-
rini tekrar alma çabasına girerek değişikliği savunan grubu yani "revizyonist grubu" oluşturmuşlardı.
Dünyada yeni bloklaşmaların yaşandığı bu dönemde Türkiye, Millî Mücadele'de ve sonrasında elde ettiği kaza-
nımlar ile uluslararası alanda kazandığı saygınlığı korumaya ve yaşanan bunalımları barışçı yollarla çözmeye
yönelik bir dış politika izlemiştir.
www.dizgikitap.corn
359
SOLYALÇIN