5.
6.
Akılla birlikte duyguların yeniden keşfedildiği Aydınlanma
düşüncesinin temelinde evrensel ölçekte geçerli bir bilim
ve kültür yaratma özlemi vardır. Bu nedenle Aydınlanma
düşüncesi sağduyu felsefesi olarak da adlandırılır, Sağdu-
yu kavramı her şeyin tek ölçüşünün inşan Olduğu gerçeği-
ni işaret etmektedir. Böylece Antik Çağ'da ortaya çıkan ve
yüzlerce yıllık Orta Çağ karanlığında küllenen Özgür İnşan
anlayışl yeniden gündeme gelmiştir. Ustelik Rönesansla
oluşan toplumsal uyanışın ivmesiyle sağlam bir doğrultu ve
yapı tutarlılığına ulaşmış olarak,
Bu bilgilere göre aşağıdaki yargılardan hangisine ula-
şılamaz?
A) Aydınlanrrıa düşüncesi genel geçer bilgiye ulaşma ama-
CI güder.
B) Aydınlanma düşüncesinin temeli inşana dayanır.
C) Sağduyu felsefesinin özgür insan anlayışı Orta Çağ'da
ortaya çıkmamıştır.
D) Aynı çağda yaşayan düşünürlerin görüşleri arasında pa-
ralellik vardır.
E) Rönesansla birlikte Antik Çağ'daki düşünceler belli bir
temele oturtulmuştur.
"İnşan Özgür doğar; Oysa her yerde zincire vurulmuş Ola-
rak yaşar. Ancak insan bu özgür olmayan durumdan kendi
Özgür iradesi ile Onayladığı bir devlet meydana getirmekle
kurtulabilir."
Rousseau 'nun bu görüşüne dayanarak aşağıdaki yargı-
lardan hangisi söylenebilir?
A) Devlet, insanların kendi istekleri ile özgürlüklerini ken-
di üzerindeki bir güce devretmek üzere sözleşmeleri ile
oluşmuştur.
B) Devlet, insan doğasının zorunlu bir sonucu ortaya çıkan
doğal bir Oluşumdur.
C) Devlet, İnsanların Sınırsız Özgürlüklerini korumak ama-
cıyla Oluşturulmuş bir kurumdur.
D) Devlet, insanların doğuştan var olan erdemlerini koru-
mak amacıyla birlik oluşturmaları sonucu meydana gel-
m İştir,
E) Devlet, insan doğasını bozan gereksiz bir kurumdur.
7.
8.
9.
Dünya, Tanrı tarafından yaratılmıştır, fakat o artık İnsanla-
rın elindedir, Buna göre, dünya, inşanın değerleri, tutkuları,
umut ve korkularıyla belirlenen insani bir evrede bulunmak-
tadır. Bu evrede, İnsanın evrensel olan doğasına büyük bir
inanç beslenmiştir. Temel duyguların, fikirlerin her yerde
aynı Olup, ulusal, kültürel ve ırk bakımından Olan farklılık-
ların yapay olduğu savunulur, Aydınlanma boyunca, bir
yandan farklılıklara hoşgörüyle bakılırken, bir yandan da
insanın doğası ve gerçek anlamı gün Işığına çıkartılmaya
çalışılır.
Buna göre Aydınlanma felsefesinde geçerli olan ilke
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kartezyen felsefe
C) Skolastik yaklaşım
B) Hümanizm
D) Bilimsel şüphe
E) Dogmatik düşünüş
Aydınlanma, inşan zihnini açıklamak amacıyla doğanın ku-
ruluşundan veya fiziki gerçekliklerden onu büyük bir başa-
rıyla bilme durumuna gelen zihnin yapısına doğru bir dönüş
yapıp, söz konuşu zihnin donanımıyla ilgili deneyimsel bir
açıklama ortaya koymaya yönelirken, bilginin, salt matema-
tiksel unsurlarından ziyade duyumsal bileşenleri üzerinde
yoğunlaştı,
Buna göre Aydınlanma felsefesi bilginin doğruluğu
konuşunda aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini savun-
muştur?
A) Fenomenoloji
C) Entüisyonizm
B) Empirizm
D) Pragmatizm
E) Rasyonalizm
Madde ve yaşamı çeşitli yönleriyle İnceleyen bir düşünce
sistemi Olan felsefe, zaman zaman araç olarak edebi me-
tinleri kullanmıştır. Bazı edebi metinlerin arka planında bazı
düşünceler yatar. Toplumları etkileyen bu düşünceler, felsefi
metin yalınlığıyla değil, değiştirilip dönüştürülerek anlatılır.
Sayfalarca süren bir edebi metnin arkasında bir cümlelik, bir
İki kelimelik bir düşünce olabilir. Edebi metin, bu yönüyle fel-
şefi metinlerden ayrılır. Orneğin Albert Camus'nun roman-
larında (Bulantı, Düşüş vs.) egzistansiyalizm (varoluşçuluk)
felsefesinin İşlendiği görülebilir,
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden han-
gİsİdİr?
z
o
A)
B)
C)
D)
E)
Edebiyatın gelişmesi felsefenin gelişmesiyle olanaklıdır.
Felsefe fikirlerle edebiyata yön vermiştir.
Bazı filozoflar görüşlerini edebi metinlerle aktarmayı
seçmiştir.
Filozof olmak topluma duyarlı olmayı gerektirir.
Her felsefi yazının edebi bir yönü vardır.
163