Örnek Soruyu Değiştir

Acelemiz olduğunu söylüyoruz. Acele ediyoruz. İşlerin, insanların ardından koşmaya, yetişmeye çabalıyoruz. Ama içimiz gene de tatminsiz çünkü biliyoruz ki yetişemediğimiz, yarım bıraktığımız, yarım bırakmak zorunda kaldığımız işlerimiz, tamamlayabildik- lerimizden daima daha az görünüyor. Bir de içinde yaşadığımız çağın "hızlı” diye nitelenmesi; bizi, baş döndürücü bir hız gir- dabının içine sürüklemeye yetiyor. İşimizin daima biraz daha aceleyle ve biraz daha hızla ifa edilebilmesi için birileri, elinden geleni ardına koymuyor. Böylece, nerdeyse hiçbir şeye demlen- me fırsatı tanınmıyor dense yeridir. Bir yerde okumuştum. Bir baba, oğlunun devam ettiği okulun müdürüne, oğlunun daha kısa zamanda mezun olabilmesi için derslerin basitleştirilmesinin mümkün olup olmadığını sorunca müdürden şu cevabı almış: "Şüphesiz ki mümkündür. Yalnız bu; sizin, oğlunuzu ne olarak yetiştirmek istediğinize bağlı. Şöyle ki Tanrı, bir meşe ağacını murat edince ona yüz yıllık mühlet tanır. Ama bir balkabağını murat ettiğinde iki ay kâfi gelir!” 23. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? A) Düşünülmeden yapılan işler, zaman içinde büyük problem- lerin doğmasına yol açıyor. B) Çağımızın özelliği olan acelecilik, önemli iş kollarının geliş- meşine engel oluyor. C) Günümüzde yapılan hemen her iş, aceleye getirildiğinden üzerinde düşünmeye zaman bulunamıyor. D) Aceleye getirilen işler, bireyin gelecekte kariyer sorunları yaşamasına neden oluyor. E) Yaptığı işi aceleye getiren bireyler, toplum tarafından sıklıkla dışlanıyor. 24. Bu parçaya göre müdürün verdiği cevapta asıl anlatılmak isteneni karşılayan atasözü aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir? Japon çiçek düzenleme sanatına "ikebana" denmektedir. Bu düzenlemelerde ağırlıklı olarak çiçek yerine çiçeğin gövdesi ve yaprakları üzerinde yoğunlaşılmaktadır. İkebananın doğa ve insanı bir araya getiren ve insanın doğa ile yakınlığını ge- liştirmesine dayanan bir felsefesi vardır. İkebana ile şekil, çizgi ve formu vurgulayan bir çiçek düzenlemesi ortaya çıkar an- cak unutulmamalıdır ki ikebana bir çiçek aranjmanından çok daha fazlasıdır. İkebana tüm dünyada her sınıfın ortak noktası olmuştur. İkebana sanatının geçmişi 16. yüzyıla kadar uzan- maktadır. Budistlerin ölülerin ruhlarına çiçek sunma ritüelinden ortaya çıkmış olmasına rağmen dinden bağımsız bir sanattır. Budizm'in doğduğu yer olan Hindistan'da ölülerin sunaklarına çiçekler karışık olarak yerleştirilir, bazen de sadece yapraklar etrafa saçılırdı. Bununla birlikte Budizm, Japonya'ya geldiğinde Japon rahipler sunaklara çiçekleri kaplar içerisinde, düzenli bir şekilde koymaya başlamışlardır. 25. Bu parçada ikebana ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) Bir çiçek düzenleme sanatı olan ikebananın geçmişi yüzyıllar öncesine kadar gider. Dini törenlerden doğmuş olmasına karşın dinler üstü bir sanattır. İkebana ile birlikte çiçek düzenleme sanatında da ilerleme görülmüştür. Sanat haline gelmesi Budizm'in Japonya'ya gelmesiyle başlamıştır. İnsanla doğayı bir araya getiren felsefi düşüncesi de vardır. 26. Bu parçada ikebananın; l. etkileyicilik, II. birleştiricilik, III. evrensellik yönlerinden özellikle hangileri üzerinde durulmaktadır? A) B) C) D) E) Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var. Su akarken testiyi doldurmalı. Bugünün işini yarına bırakma. Vakitsiz öten horozun başını keserler. Demir tavında dövülür. A) Yalnız II D) II ve III B) Yalnız III C) ive II E) ı, II ve III 11