A RIH-
DERS
OT
MİLLİ MÜCADELE HAZIRLIK DÖNEMİ
2.
3.
4.
5.
6.
Mustafa Kemal Paşa, Heyet-i Temsiliye adına Ankara'ya gelen milletvekilleriyle görüşmüş ve onlardan mecliste
Müdafaa-İ Hukuk Cemiyeti Grubu adıyla bir grup kurmalarını İstemişti. Mustafa Kemal paşa, Ankara'da gö-
rüştüğü milletvekilleriyle "Grup" konusunda anlaşmış; bu fikir ve gayelerin yerine getirilmesi için bir program
hazırlanması konusunda da fikir birliğine varılmıştı.
Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı ilk toplantısını 12 Ocak 1920 Pazartesi günü saat 14.0ffde yaptı. Padişah Vah-
dettin rahatsız olduğundan, açılışta bulunamamıştı. Onun adına açılış konuşmasını Dahiliye Nazırı Damat Şerif
Paşa okudu. En yaşlı üye sıfatıyla İlyas Efendi bu ilk günlerde meclise başkanlık etmiştir. Esas meclis başkanı
seçilinceye kadar Baro Başkanı Celalettin Arif Bey geçici başkanlığa seçilecektir.
Ancak meclis çalışmalarını başlattığında ne Mustafa Kemal Paşa'nın meclis başkanlığı söz konusu olmuş, ne de
millî teşkilatın amaç ve hedeflerine hizmet edecek bir Müdafaa-i Hukuk Grubu kurulabilmişti. Mustafa Kemal
bunun üzerine «Ankara toplantılarında söz verip yerine getirmeyen mebuslar İçin; Sözlerinde durmayan bu
efendiler imansızdırlar. Korkaktırlar, cahildirler. dedi. »
Ancak mecliste bulunan Müdafaa-i Hukukçular, Rauf Bey'in başkanlığı altında "Felah-' Vatan Grubu" adıyla bir
grup kurdular. Mecliste kurulan Felah-ı Vatan Grubu 22 Ocak 1920 günü yaptığı gizli grup toplantısında Mustafa
Kemal Paşa tarafindan Ankara'da esasları belirlenen Misakımillî metni okunmuştur. Misakımillî metni çok az
değişikliklerle Osmanlı Meclis-İ Mebusanının 28 Ocak 1920 günkü gizli toplanhşında kabul edildi.
28 Ocak 192ffde kabul edilen Misakımillî'nin tam metni şöyledir:
Osmanlı Devleti'nin Özellikle Arap çoğunluğunun yerleşmiş olduğu, 30 Ekim 1918 günü İmzalanan Mondros
Mütarekesi'nin imzalandığı tarihte, düşman ordularının işgali altında bulunan memleketlerinin durumunun,
ordaki halkların serbestçe verecekleri oya göre belirlenmesi gerekir. Söz konusu mütareke imzalandığı tarihte,
Türk ve İslam çoğunluğunun yerleşmiş olduğu kesimlerinin tamam ister bir işgal ve ister bir hükümle olsun,
birbirinden ayrılmaz bir bütündür. (Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz hükmü)
Halkın oyu ile ana vatana katılmış bulunan üç sancakta (Elviye-i Selase - Kars, Ardahan ve Batum) gerekirse hal-
kın oyuna yeniden başvurulmasını kabul ederiz.
Türkiye ile yapılacak barışa kadar ertelenen Ban Trakya'nın hukuki durumunun belirlenmesi de halkının serbest-
çe vereceği oya göre olmalıdır.
Halifeliğinin ve saltanatın merkezi ve Osmanlı Hükûmeti'nin başkenti olan İstanbul şehri ile Marmara Denizi'nin
güvenliği her türlü tehlikeden uzak tutulmalıdır. Bu esas kabul edilmek şartıyla Akdeniz ve Karadeniz boğazla-
nnın dünya ticaret ve ulaşımına açılması konusunda, bizimle birlikte diğer bütün ilgili devletlerin oy birliği ile
verecekleri karar geçerlidir.
İtilaf Devletleriyle düşmanları ve bazı ortakları arasında kararlaştırılmış olan anlaşma esasları çerçevesinde,
azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkla aynı haklardan yararlanması kaydıyla tarafımızdan ka-
bul ve temin edilecektir.
Millî ve iktisadi gelişmemize imkân bulunması ve daha çağdaş ve düzenli bir yönetimle işlerin yürütülmesini
başarmak için her devlet gibi, bizimde gelişmemizin şartlarının sağlanmasında, tamamıyla bağımsızlığa ve öz-
gürlüğe kavuşmamız ana ilkesi varlık ve geleceğimizin temelidir. Bu nedenle siyasi, adli ve mali gelişmemizi ön-
leyici sınırlamalara (kapitülasyonlara) karşıyız. Belirlenecek borçlarımızın ödenmesi şartları da bu ilkelere aykırı
olmayacaktır.
Misak-ı Milli kararlarında çoğunluk esasına göre ulusal sınırlardan, Kars, Ardahan ve Batum ile Batı Trakya'nın
geleceğinden (Referandum-Plebİsİt), Arap topraklarının durumundan, kapitülasyonların reddinden, Azınlık
haklarından, İstanbul ve boğazların güvenliğinden bahşedilmişör.
Misakımillî ile Türk yurdunun sınırlan çizilmiş, işgallere karşı çıkılmış, Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan
kararlar Osmanlı Mebusan Meclisi tarafindan da kabul edilmiş oldu. Misakımillî'nin Türk Kurtuluş Savaşı için
taşıdığı önem büyüktür. Bu antlaşma ile son Osmanlı Mebusan Meclisi, millet adına millî sınırları çizmiştir. Bu
sınırlar içinde yurdun ve milletin bölünmez bütünlüğünü, İtilaf Devletleri donanmalarının üzerlerine çevrilen
286
www.dizgikitap.com