A)
B)
C)
D)
E)
2.
190
PARAGRAFIN YAPISI VE ANLAMI - XII
Bilgi durduğu yerde bir işe yaramaz. Ancak paylaşı-
lan bilgi insanlara faydalı olur. İnsanlar bilgilerini İnatla
kendilerine saklıyorlar. Aman ben daha çok Şey bile-
yim, benim bildiğimi başkası bilmesin gibi düşünceler
dolaşıp duruyor zihinlerde. Peki, Öyle olsun, Bilgimizi
kendimize saklayalım ama aktarmadığımız, kullanma-
dlğımız bilgi bizim de İşimize yaramaz ki. Öylece ka-
famızın bir yerinde bekleyen bilgi ve birikimin kimseye
yararı olmaz,
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Aktarımı olmayan bilginin değerini yitireceği
B) İnsanların bilgiye ulaşmak İçin çabalaması gerek-
fiği
C) Yararsız bilgilerin, insanlara vakit kaybettireceği
D) Bilgi fakiri olan insanların gelişim gösteremeyeceği
E) Bilginin paylaşıldıkça anlam kazanacağı
Geçenlerde katıldığım bir davetle, 'Ne İş yapıyorsu-
nuz?" gibi bir soruyla karşılaştım. "Roman yazarıyım."
cevabını verdiğimde 0 malum karşılık yine beni bul-
dil: "Roman yazarak para kazanılmaz ama." Roman
yazarlığının meslek olarak görülmemesi beni çileden
çıkarıyor. Saatlerimi, aylarımı, bazen yıllarımı vererek
meydana getirdiğim bir üründen para kazanmamın
nesi anormal? Artık İnsanların bu İşi meslek olarak
görme zamanı geldi de geçiyor.
Yazarın bu parçada asıl yakındığı durum aşağıda-
kilerden hangisidir?
A) İnsanların boş sorularla kendisini oyalaması
B) Romanın üretim sürecinin uzun olması
C) Roman yazarlığının meslek olarak görülmemesi
D) Yazarların sadece para kazanmak için roman
yazması
E) Gidilen davetlerde hep aynı sohbetlerin yapılması
3,
4.
TEST - 26
Onun kitapları birbirinin aynı. Olaylar bir kasabada
geçiyor. Fakir bir aile yaşama tutunmakla gururlan,
namusları arasında gidip geliyor. Yan karakterler ge-
nellikle kötü, acımasız ve zengindir. Teması aynı olan
tüm bu kitapları neden bu kadar okunuyor, diye düşün-
düğümde tek bir cevap karşıma çıkıyor: Anlatımında
yakaladığı doğallığı, karakterlerini anlatırken onlara
birer ruh vermesi. Kitapları sanki yaşıyor, bizimle ko-
nuşuyor. Yoksa kitaptaki dili, Özgün kelime yapılan 0
kadar da etkilemiyor sizi.
Bu parçada bahşedilen yazarın hangi Özelliği onun
çok okunmasını sağlamaktadır?
Kitaplarının bildiğimiz hayatl anlatıyor olması
İçten bir dille, karakterlere can vermesi
Kimsede görülmeyen sözcük kurguları
Yaşayan insanları ele alması
Olaylarının şehir hayatının uzağında geçmesi
Bir sanat yapıtl her şayi açıkça ortaya koymamalıdır.
Okur, kendi birikimlerini kullanmalıdır, yazarın bıraktığı
boşlukları doldurmalı, satır aralarına gizlenen anlam-
lan bulmalıdır. Bu birikimlerle eseri çözümlenmelidir
ancak bu şekilde kendine eserden bir parça ayırır,
farklılığı yakalar. Öbür türlü olsaydı her eser her birey
İçin aynı şeyi İfade ederdi.
Sanatçıdan ve edebî eserden yola çıkan bu parça-
da vurgulanmak İstenen, aşağıdakilerden hangisi-
dir?
A)
B)
C)
D)
E)
Edebî bir eser, toplumun her kesimine seslen-
malidir ancak bu şekilde başarıyı yakalar.
Her eşer okuyucusuna; onun görebildiği, çaba-
ladğl ve birikimlerini ortaya dökebildiği oranda
seslenir, bir şeyler anlatır.
Sanatçı, Okuma eylemi esnasında okuru aktif tu-
tabildiği oranda güçlüdür.
Evrensel Özelliğe kavuşmuş her yapıt, gün gelir
klasikler arasında yerini alır.
Okuma çok yönlü bir süreç olduğu İçin birikim ve
deneyim gereklidir.